Kanser ve birçok hastalıkta yeni umut: CAR-T hücre tedavisi

Kanser ve birçok hastalıkta yeni umut: CAR-T hücre tedavisi

2017’nin en çok konuşulan konularından birisi de “kişiselleştirilmiş tıp” olacak. On yıllardır geliştirilmeye çalışılan bu konu, CAR-T hücre tedavisinin onaylanmasıyla yeni bir boyuta taşındı. Kişinin kendi genlerini değiştirerek kansere karşı silaha dönüştürme esasına dayanan tedavi, başta lösemi olmak üzere lenf kanseri ve prostat, pankreas gibi organ kanserlerinin yanı sıra kardiyoloji ve nöroloji gibi alanlarda da birçok hastalığa çare olacak gibi görünüyor. Üstelik sadece kanser hücrelerini hedeflediği için vücuttaki sağlıklı hücrelere de zarar vermediğinden yan etkileri de yok denecek kadar az görülüyor.

Tedavi, hastanın T hücrelerinin alınıp genetik olarak değiştirilerek yeniden vücuduna verilmesi esasına dayanıyor. Genetiği değiştirilerek hayali antijen reseptörü (chimeric antigen receptor-CAR) üretmesi sağlanan hastanın kendi T hücreleri ile sadece kanserli hücreleri tanıyıp öldürebilen eğitimli hücreler yaratılıyor. CAR-T hücre tedavisinde kullanılan T hücreleri, kanserli hastadan alındığı için doku uyuşmazlığı gibi bir problem de yaşanmıyor. Genetiği değiştirilerek bir nevi kansere karşı özel eğitilen CAR-T hücreleri yeniden hastaya nakledilerek, sadece kanserli hücreleri yok etmek için programlanmış bir şekilde kanda yıllarca dolaşabiliyor. Belirli bir antijene karşı geliştirilmiş CAR-T hücresi (örneğin CD19’a karşı), o antijeni üreten tüm kanserli hücreleri tanıma kapasitesine sahip oluyor.

Klinik testleri başarılı

Geçen hafta San Diego’da düzenlenen 58. Amerikan Hematoloji Cemiyeti’nin yıllık toplantısında CAR-T tedavisinin non-Hodgkin lenfoma üzerindeki klinik bulguları masaya yatırıldı. Öyle görünüyor ki, 22 ayrı enstitüdeki test sonuçları tedavinin gelecek vadettiğinin en büyük göstergesi. KTE-C19 adlı ilaç, kemoterapi ve kök hücre tedavisinin yanıt vermediği 51 hastanın %76’sında ilk bir ay içerisinde olumlu sonuç göstermiş; %47’sinde tamamen duraklamış, %29’unda kısmen.

Şimdilik çok pahalı

Tedavi henüz Türkiye’de uygulanmıyor. Türkiye’nin önde gelen bir sağlık kuruluşunda görev yapan bir hematolog, bir hastalarını kendi isteği üzerine Almanya’da bir kliniğe göndermek istediklerini ancak hastaya ücret almazken refakatçiye 400 bin euro istedikleri için tedavinin yarım kaldığını söylüyor.

Ancak eminim ki, bu tedavi de tıpkı DNA testi gibi yaygınlaştığında ucuzlayacak ve birçok ülkede olduğu gibi ülkemizde de başta kanser olmak üzere birçok hastalığın pençesinde kıvranan insanların derdine derman olacak. Dileyelim ki; çok geç olmasın ve 2017, bizim için de tıpkı dünyadaki gibi tedavinin çığır açtığı yıl olsun…

nuraytarhan@iyiliksaglik.net