"Ameliyat olamaz" denen karaciğer kanseri hastalarına umut ışığı

"Ameliyat olamaz" denen karaciğer kanseri hastalarına umut ışığı

Dünya Cerrah, Gastroenteroloji ve Onkoloji Derneği’nin (IASGO) 7.’sini düzenlediği “Onko-Cerrahi Günleri” bu yıl ilk kez Türkiye’de dünyaca ünlü cerrahları bir araya getirdi. 6-9 Mart’ta Marmara Üniversitesi  Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde  gerçekleştirilen Kongre’de Amerika, Japonya, Kore, İtalya, Romanya ve Mısır’dan katılan dünyaca ünlü onkolog ve cerrahlar ile ülkemizin başarılı cerrahları bir araya geldi. Karaciğer kanserinde "ameliyat olamaz" denen hastalara umut ışığı olan ultrason eşliğinde yapılan cerrahide ulaşılan son gelişmeler anlatıldı.

DÜNYACA ÜNLÜ CERRAHLAR İSTANBUL’DA BULUŞTU...

Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Karaciğer Nakil Ünitesi Sorumlusu Prof. Ender Dulundu ve Prof. Dr. Faysal Dane’nin ev sahipliği yaptığı kongrede; ameliyat sırasında ultrason kullanımının karaciğer kanser hastalarının ameliyatlarında başarıyı arttırdığı ve karaciğerin doku yapısının mümkün oldukça korunduğu, tomografi veya MR da saptanamayan gizli kalmış kitlelerin de ortaya çıkartılarak ameliyat sırasında alındığı belirtildi.

“Onko-Cerrahi Günleri”nde konuşmacı olarak Hümanitas Universty in Milano doktorlarından Prof. Dr. Guido Torzilli, Prof. Dr. Daniele Del Fabio ve Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Karaciğer Nakil Ünitesi Sorumlusu Prof. Ender Dulundu karaciğer naklini,  karaciğer ve pankreas kanserlerinde cerrahi ve onkolojik tedavilerdeki son gelişmeleri anlattı.

UYGULANAN BU TEKNİK PEK ÇOK HASTAYA UMUT OLDU

Prof. Dr. Ender Dulundu; ilk 2 gün boyunca ameliyat esnasında karaciğer kanseri hastalarında Türk cerrahlarla birlikte ultrasonografi kullanımını gösterdiklerini, ultrason kullanılarak uygulanan bu özellikli teknikle karaciğer kanserlerinde metastaz sayısı ve boyutu eskisi kadar ameliyata engel olmaktan çıkarıldığını ve uygulanan bu teknikle karaciğerdeki kanserin sayısı ve boyutu nedeni ile ameliyat olamaz denen pek çok hastaya umut olduğuna dikkat çekti.

8-9 Mart’ta Marmara Üniversitesi Rektörlük Binası Sultanahmet yerleşkesinde devam eden  kongrede, dünyada erişkinde canlıdan canlıya karaciğer naklini ilk kez gerçekleştirmiş olan Prof. Dr. Masatoshi Makuuchi ile Amerika, Japonya, Kore, İtalya, Romaya ve Mısır’dan gelen onkolog ve cerrahlar ile ülkemizin başarılı cerrahları, karaciğer naklini,  karaciğer ve pankreas kanserlerinde cerrahi ve onkolojik tedavileri son gelişmeler ışığı altında tartışacak  bilgi ve tecrübelerini paylaştı.

KARACİĞER KANSERİNDE ULTRASON KULLANIMI BAŞARIYI YÜKSELTİYOR

Prof. Dr. Ender Dulundu, karaciğer kanseri tedavisinde ameliyat sırasında ultrason kullanımının başarıyı yükselttiğini bu sayede sadece tümörlü dokunun alındığını ve karaciğer dokusunun ise korumuş olduğunu sözlerine ekleyerek ultrason kullanımı lezyonların tamamının görülmesini sağladığı ve başarı oranının yükselmesine yardımcı olduğunu belirtti.

‘Dünya Cerrah, Gastroenteroloji ve Onkoloji Derneği’nin 7.’sini düzenlediği “Onko-Cerrahi Günleri”nde asıl hedef,  dünyanın önde gelen doktorlarını Türk meslektaşlarıyla bir araya getirip tıptaki son gelişmeler doğrultusunda hastalara daha faydalı olacak çözüm yollarını bulmak ve bilgi alışverişinde olmak. 4 gün süren kongrenin 2 gününde verilen eğitimde, karaciğer cerrahisinde İntraoperatif yani ameliyat sırasında ultrason uygulanarak yapılacak olan cerrahideki  yöntemi uygulandı.

Prof. Dr. Dulundu; “Karaciğer cerrahisi sırasında ameliyat öncesinde çekilen Tomografi ve MR’da damarlarda kitleler görünüyor olmasına rağmen ameliyat sırasında gözle görünmeyen lezyonların görünmesi hedefleniyor ve bu şekilde ameliyat sırasında yapılan ultrasonla gözden kaçan bir tümörü hastada bırakma şansı ortadan kalkmış oluyor. Böylece nüksetme ihtimalini en aza indirmiş oluyoruz. Bir diğer önemli amacı da karaciğerdeki tümörün sayısı kitlenin boyutları ya da büyük önemli damarlarla olan ilişkisi büyük bir problem olmaktan çıkıyor. Yani daha doğrusu eskisi gibi büyük bir problem olma özelliğini yitiriyor. Karaciğer şeffaf olmayan bir organ ve onun içindeki kitleleri görmek ve içindeki damarlar ile olan ilişkisi ortaya koymak kolay değil. İşte ultrason burada cerrahın gözü olduğunu ve bu şekilde karaciğerin maksimum dokusunu koruyarak en fazla sadece tümörlü dokuları alınmasını sağlıyor. Böylece hastalarda bu tümörleri geriye kalan ‘karaciğer parankimi’ dokusunu sağlıklı olduğu sürece korumak mümkün. Yine damarları ile olan ilişkilerini ultrason aracılığıyla görerek ve damarları koruyarak o kitleyi oradan almak mümkün oluyor. Bu anlamda bu kurs ülkemizde ilk kez gerçekleştiriliyor ve o nedenle yoğun bir ilgi görmekte. Ülkemizde ilk kez düzenlenen kongrede, dünyada bu alanda eğitim verebilecek en önemli otoritelerden birisi olan Prof. Dr. Masatoshi Makuuchi’nin  olması bizim için büyük bir avantaj. Aynı zamanda bu tekniği biz de hastanemizde yıllardır uyguluyoruz” diyor.

“ONKO-CERRAHİ GÜNLERİ”NE YOĞUN İLGİ

Prof. Dr. Guido Torzilli ise ülkemizde ilk defa gerçekleştirilen “Onko-Cerrahi Günleri”ne bu katılmaktan mutluluk duyduğunu belirterek, dünyanın birçok ülkesinden gelen doktorlarla bilgi paylaşımının çok faydalı olduğunu ifade etti. Karaciğer cerrahisinde ultrason kullanımı çok uzun yıllar önce başlamış bir yöntem ancak en önemli kullanım alanlarından bir tanesi karaciğerin dokusunu mümkün olduğunca fazla korumak olduğunu sözlerine ekleyen Torzilli, karaciğer cerrahisine gelen hastaların bir kısmı kemoterapi alıyor olması ve kemoterapi karaciğerin dokusunu olumsuz etkileyen bir faktör olması dolayısıyla, mümkün olduğunca çok fazla karaciğer dokusu bırakılması gerekiyor. O nedenle ultrasonla karaciğerin içindeki tümöral dokuları maksimum sayıda dokuyu koruyarak çıkarmanın sonucunda cerrahinin daha güvenli ve hastaların büyük bir kısmına geçmişe göre daha iyi hizmet edebilir hale getirilmiş olunduğunu söyledi.

Ayrıca Prof. Dr. Turzilli, bu kongreyi dünyanın farklı ülkelerinde de düzenlediklerini ancak Türkiye’de düzenlenen kongrenin bunların içerisinde en yoğun ilgiyi Türk doktorların gösterdiğini ve kongrenin en önemli hedeflerinden biri de, Ultrasonografi’yi katılımcılara uygulamalı olarak göstermek ve cerrahi camiasına tanıştırıp daha etkin bir şekilde kullanılmasını sağlamak olduğunu belirtti.

Prof. Dr. Daniele Del Fabrio ise genç bir cerrah olarak Prof. Dr. Guido Torzilli ile çalıştığını ve Ultrasonografi kullanımının çok önemli olduğunu düşündüğünü bunun sadece ameliyatı sırasında değil hastaların belki poliklinik takiplerinde ya da acil tıp eğitimi sırasında ve hasta takibi sırasında da çok önemli olduğunu ve özellikle karaciğer cerrahisi için bunun vazgeçilmez bir unsur olduğunu söyledi.  Genç cerrahlara bir tavsiyede bulunmak istediğini dile getiren Prof. Dr. Fabrio bu mesleği seçen genç cerrahların ilgilendikleri alanla ilgili olarak ultrason eğitimini de alıyor olmaları kendilerine çok katkı sağlayacağını belirterek burada bulunmaktan çok mutlu olduğunu ve gurur duyduğunu söyledi.