Genetiği değiştirilmiş “süper insan” nesli geliyor

Genetiği değiştirilmiş “süper insan” nesli geliyor

Yıl 2021. Tarou Yamada Tokyo’da dünyaya geliyor. Tüm dünya medyasının manşetlerinde o var: “Mucize çocuk!” Çünkü Tarou’nun babası, Y kromozomundaki bir mutasyon nedeniyle sperm üretemiyor yani kısır ama genetik testleri Tarou’nun onun oğlu olduğunu doğruluyor.

Pekiyi bu nasıl oluyor? Babadan kök hücre alınıyor. CRISPR gen tekniği kullanılarak Y kromozomu mutasyonu düzeltiliyor, sonra da bu düzeltilmiş hücrelerden sperm hücreleri elde ediliyor. Annenin yumurtasını döllemek için kullanılan genetik olarak değiştirilmiş sperm hücreleri, bu değişikliği Tarou’nun nükleer DNA’sına yapıştırıyor. Diğer bir deyişle, Tarou Yamada genomu değiştirilmiş ilk insan oluyor.

Bu bir ilk belki ama son olmayacak. Bazı ülkeler onun doğumundan sonra genom değiştirmeyi yasaklayan düzenlemeleri sıkılaştırırken bazıları kısır ailelerin çocuk sahibi olabilmelerine izin veren düzenlemelere gidiyorlar. Böylece her yıl düzinelerce, sonra yüzlerce, sonra da yüzbinlerce genetiği değiştirilmiş bebek dünyaya geliyor. Bu çocukların diğer çocuklardan hiçbir farkları yok çünkü genomları tamamen normal.

Yukarıda anlattığım olay bir filmden alınmadı. Tarih 2021’i bile bulmayabilir ama bu sahnenin çok yakında gerçek olmaması için hiçbir neden yok artık. Kabul etsek de etmesek de uzun yıllardır yavaş yavaş hayatımıza giren aşağıdaki gelişmeler, genetik olarak modifiye edilmiş insan devriminin kapıda olduğunu gösteriyor. Genleri ırsi hastalıklardan arındırılmış, belki de fiziksel özellikleri bile seçilmiş bebeklerden oluşan bir “süper insan” nesline hazır mıyız?

Sekssiz üreme

İnsanlar, milyonlarca yıldır üremek için geleneksel ve evrimsel olarak seks yaparlar. Ancak bunun şekli giderek değişiyor. Günümüzde birçok çift artık tüp bebek yöntemini tercih ediyor. Geçen 13 yılda dünyadaki tüp bebek sayısı 165 bine ulaştı. Bunda maliyetlerin düşmesinin de büyük payı olduğu kesin. Üstelik bu yöntem bebek sahibi olmak isteyen çiftlere bir kerede birçok yumurta dölleyerek içlerinden en sağlıklısını seçme fırsatı da veriyor.

Yumurta dondurma

Eğitim ve kariyer gibi nedenlerle anne olmayı erteleyen kadınların sayısı hızla artarken, 40’lı yaşlarda yumurta üretiminin 2/3 oranında düştüğünü de gözardı etmiyorlar. Bu nedenle gelecekte anne sahibi olmak için yumurtalarını donduran kadınların sayısı hızla artıyor. Doğum kontrol hapının mucidi Carl Djerassi’ye göre gelecek 20 yılda 20’li yaşlarındaki birçok insan yumurta ve spermlerini dondurarak istedikleri yaşta anne-baba olabilecekler.

Tasarım bebekler

Bebeğinizin genleriyle oynama olanağınız olsaydı yapar mıydınız? Ya da en azından ailenizin geçmişinde yaşadığını bildiğiniz, bebeğinizin başında Demokles’in kılıcı gibi tüm hayatı boyunca duracak ırsi hastalıklardan arındırmak…

CRISPR-cas9 gen tekniğini keşfettiğimizden beri artık bu sorular teorik ve felsefik olmaktan çıktı. Kistik fibrozis ve kas distrofisi gibi genetik hastalıkları bebeğinizin genlerinden temizlemek artık işten değil. Toplumun bu konudaki önyargıları da giderek kırılıyor. Pew araştırma şirketinin anketine göre, ABD’lilerin % 46’sı tehlikeli hastalıkların temizlenmesi için bebeklerin genetik olarak modifiye edilmesini onaylıyor. 

Başta ABD, İngiltere ve Çin olmak üzere bu tür embriyolar üzerinde genetik testler yapan biyoteknoloji şirketlerinin sayısı giderek artıyor. Gelecek 20 yılda daha da gelişmesi beklenen teknolojinin yaşamı belirleme konusunda da büyük bir rol oynayacağı kesin. İşte gelecekte üremeyi şekillendirecek 3 yeni yaklaşım:

  1. İkiden fazla insandan bebek yapma: Geçen nisan ayında ABD’de annesinin genetik hastalığı Leigh’la doğmasının önüne geçmek için annesi ve babasının DNA'sı dışında bir bağışçının mitokondrisi de kullanıldı. 90'lı yıllardan bu yana 3 kişinin DNA'sı kullanılarak embriyo üretiliyor ancak mitokondri bağışı en yeni gelişme olarak tarihe adını yazdırdı.
  2. Yumurtasız embriyo üretimi: Geçen ay bir grup İngiliz bilim adamının yumurta olmadan fare embriyosu üretmesinin ardından Japon bilim adamları da farenin deri hücresinden yumurta hücresi elde etmeyi başardılar. Eğer insanda mümkün olursa artık kısır kadınlar veya erkek çiftler de bebek sahibi olabilecekler ya da annesiz bebekler dünyaya gelebilecek.
  3. Suni rahim: 90’lı yılların ortalarında Japon bilim insanları, keçi fetüslerini suni amniyotik sıvı içeren bir makinede haftalarca canlı tutmayı başarmışlardı. Günümüzde 22 haftalık bebekleri bile yaşatmak artık mümkün. Yakında 40 haftalık hamileliğin tamamının bir makinede gerçekleşmeyeceğini kim bilebilir?

Hızla gelişen genetik biliminin geleceğin nesillerini oluşturmada büyük rol oynayacağı artık kesin. Ancak etik kuralları altüst ederek bu geleceği belirsiz dünyanın “yaratık”larını üreten yeni Frankenstein’ı olmaz umarım…

 

nuraytarhan@iyiliksaglik.net